2000 model araba kasko olur mu? sorusunun şehir yaşamındaki karşılığı İstanbul’da günlük hayatın içinde dolaşırken, özellikle ekonomik dalgalanmaların etkisini en net gösteren alanlardan biri otomobil sahipliği oluyor. Toplu taşımada yan yana oturan insanların konuşmalarında, iş yerinde öğle arasında yapılan sohbetlerde ya da oto sanayi sitelerinin çevresinde gördüğüm manzaralarda hep aynı soru tekrar ediyor: 2000 model araba kasko olur mu? Bu soru sadece teknik bir sigorta meselesi değil. Aynı zamanda gelir dağılımı, toplumsal cinsiyet rolleri, şehirde yaşama hakkı ve sosyal adalet gibi daha geniş bir çerçevenin içine yerleşiyor. Özellikle İstanbul gibi büyük bir metropolde, eski araçların hâlâ günlük hayatın önemli bir…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Araban İsmini Nereden Almıştır? Toplumsal Hafıza, Mekân ve Anlamın Sosyolojik İzleri İnsan bazen bir yer adını duyduğunda yalnızca coğrafyayı değil, onun taşıdığı hikâyeleri de duyar gibi olur. Bir isim, tek başına bir işaret değildir; geçmişin katmanlarını, toplumsal ilişkilerin izlerini ve kolektif hafızanın sessiz yankılarını taşır. “Araban ismini nereden almıştır?” sorusu da tam olarak böyle bir eşikte durur: hem tarihsel hem sosyolojik hem de kültürel bir anlam katmanına açılır. Bu metinde bir araştırmacı kimliğine bürünmekten ziyade, toplumsal yapıların bireylerle nasıl iç içe geçtiğini anlamaya çalışan bir gözle ilerliyorum. Çünkü bazı sorular, sadece bilgiyle değil, birlikte düşünme haliyle anlam kazanır. Bir yerin…
Yorum BırakDeğerli ziyaretçiler, Blackrose ekibi bu yazısında “Toplam kaç tane kip vardır” konusunu tüm yönleriyle aktarıyor. Toplam Kaç Tane Kip Vardır? Dilbilgisi Üzerine Zihinsel Bir Tartışma Dilbilgisinde “kip” meselesi, ilk bakışta oldukça net ve ders kitabı gibi görünür. Fakat biraz derinleşildiğinde, özellikle “Toplam kaç tane kip vardır?” sorusu, tek bir doğru cevaptan çok daha fazlasını barındırır. Çünkü kip, yalnızca bir ekler sistemi değil; aynı zamanda zaman algısı, niyet, olasılık ve konuşanın dünyayı nasıl kurduğuyla ilgili bir düşünme biçimidir. Konya’da yaşayan 26 yaşında bir genç olarak, bir yandan mühendislik mantığıyla “net sayı ne?” diye sorarken, diğer yandan sosyal bilimlerin o gri alanlarında…
Yorum BırakKeten Çanta Makinede Yıkanır mı? Gerçek Hayat Deneyi, Hafif Panik ve Fazla Düşünen Beyin Sendromu Merhaba Blackrose okurları! Bugün sizlerle “Keten çanta makinede yıkanır mı” konusunu ele alacağız. Keten çanta… Şu “ben doğaya yakınım, plastik kullanmıyorum, hayatımı minimal yaşıyorum” mesajını veren ama aslında içine market fişi, yarım kalmış sakız paketi ve iki hafta önce kaybolmuş kulaklık ucu biriktiren o masum görünen şey. Şimdi dürüst olalım: Bu çantayı alınca insan kendini bir anda daha düzenli, daha estetik, daha “ben artık hayatımı topladım” hissediyor. Sonra gerçek hayat geliyor. Bir kahve dökülüyor. Bir simit kırıntısı ekleniyor. Bir de İzmir sıcağında “ter + çanta…
Yorum BırakGiriş: Geçmişi Anlamadan Bugünü Okumak Mümkün mü? Bugün Blackrose sayfasında Amedspor teknik direktör kim üzerine hazırladığımız özel içerikle karşınızdayız. Bir futbol kulübünün bugünkü teknik direktörünü sormak, aslında yalnızca güncel bir bilgi arayışı değildir; aynı zamanda o kulübün tarihsel dönüşümünü, toplumsal bağlamını ve kimlik inşasını anlamaya yönelik daha geniş bir merakın da kapısını aralar. “Amedspor teknik direktör kim?” sorusu da bu açıdan yalnızca sportif bir sorudan ibaret değildir. Geçmişi anlamanın bugünü yorumlamadaki rolünü düşündüğümüzde, teknik direktör figürü bir takımın oyun stratejisinden çok daha fazlasını temsil eder. Amed Sportif Faaliyetler Kulübü, yalnızca sahadaki sonuçlarıyla değil, tarihsel ve toplumsal bağlamıyla da Türkiye futbolunda…
Yorum BırakHangi hayvan dinozor türüdür? Sorunun bilimden toplumsal yaşama uzanan hikâyesi Sabah işe giderken metrobüste yanımda oturan iki lise öğrencisinin konuşmasına kulak misafiri oldum. Biri telefonda gördüğü bir videoyu anlatıyordu: “Kuşlar aslında dinozor muymuş?” Diğeri ise inanmakta zorlanıyordu. Aralarındaki şaşkınlık bana tanıdık geldi. Çünkü “Hangi hayvan dinozor türüdür?” sorusu sadece bir biyoloji sorusu değil; çoğu zaman insanların dünyayı nasıl gördüğünü, bilgiyi nasıl öğrendiğini ve hatta kimin bilgiye daha kolay erişebildiğini de açığa çıkarıyor. İstanbul gibi kalabalık bir şehirde yaşayınca, bilimsel bir konunun bile sokaktaki hayatla nasıl iç içe geçtiğini daha net görüyorsun. Bir yanda müzelerde sergilenen fosiller, diğer yanda günlük hayatında…
Yorum BırakSaf demir nerede bulunur? Bir sorudan çok daha fazlası Hoş geldiniz! Blackrose olarak Saf demir nerede bulunur başlığını tüm ayrıntılarıyla ele alıyoruz. Bir çocuğun bir müzede paslı bir çiviye bakarken sorduğu basit bir soru vardır: “Bu şey eskiden saf mıydı?” Yanındaki yetişkinin cevabı genellikle teknik olur: demir doğada genelde saf bulunmaz, cevherlerden elde edilir, oksitlenir, dönüşür. Ama felsefi bir zihin için bu soru orada bitmez. Çünkü mesele yalnızca demirin nerede bulunduğu değil, “saflık” dediğimiz şeyin nerede ve nasıl mümkün olduğudur. Bu noktada üç temel felsefi alan devreye girer: etik, epistemoloji ve ontoloji. Her biri “saf demir” sorusuna farklı bir pencereden…
Yorum Bırakİnsan, anlam üretmeden yaşayabilen bir varlık değil. Günlük dilde kullandığı en küçük kelime bile aslında toplumsal bir hafızanın parçası. “Amaç” ve “gaye” gibi iki kelime de bu hafızanın içinde sık sık yan yana gelir; bazen birbirinin yerine kullanılır, bazen de aralarında ince bir fark olduğu sezilir ama bu fark çoğu zaman netleştirilmez. Oysa dildeki bu küçük gibi görünen ayrımlar, toplumun nasıl düşündüğünü, nasıl organize olduğunu ve hangi değerleri merkeze aldığını anlamak için güçlü ipuçları taşır. Amaç ve gaye: aynı şey mi, farklı bir toplumsal sezgi mi? Bugün Blackrose sayfasında Amaç gaye eş anlamlı mı hakkında akla gelen soruları tek tek…
Yorum Bırak1724 yılında İran toprakları hangi antlaşmada Rusya ile Osmanlı arasında paylaşıldı? Bunu da Okuyun: İslam'ın açıklaması nedir ? 18. yüzyılın başı, Orta Doğu ve Kafkasya’nın adeta büyük bir satranç tahtasına dönüştüğü bir dönemdir. Taşlar hızlı oynanır, hamleler serttir ve en önemlisi hiçbir devlet “ben bu oyunda yokum” deme lüksüne sahip değildir. İşte tam bu karmaşanın ortasında, 1724 yılında İran toprakları hangi antlaşmada Rusya ile Osmanlı arasında paylaşıldı? sorusu tarih meraklılarının sık sık karşısına çıkar. Bu paylaşımın merkezinde tek bir belge vardır: 1724 İstanbul Antlaşması (İstanbul Antlaşması / Osmanlı-Rusya İran Taksim Anlaşması). Ancak bu anlaşmayı yalnızca bir imza metni olarak görmek…
Blackrose okurları için hazırlanan bu yazı, Alum taşı deodorant zararlı mıdır konusunda rehber niteliği taşıyor. Giriş: Kıt Kaynaklar, Seçimler ve Görünmeyen Maliyetler Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada her tercih, başka bir ihtimalin geri plana itilmesi anlamına gelir. Günlük hayatın en sıradan görünen kararları bile aslında karmaşık bir ekonomik dengeyi yansıtır. Bir ürün kullanmak, bir hizmeti tercih etmek ya da bir kimyasal bileşene güvenmek… Bunların her biri yalnızca bireysel konfor değil, aynı zamanda toplumsal refahın küçük parçalarını şekillendirir. Alüminyum klorohidrat gibi bir bileşen tartışılırken mesele yalnızca “zararlı mı?” sorusuna indirgenemez. Bu soru, aynı zamanda üretim zincirlerinin maliyet yapısını, tüketici davranışlarını, kamu…
Yorum Bırak