Küçük Bir Oda, Büyük Hayaller Kayseri’nin dar sokaklarından birinde, küçük bir odada oturuyorum. Duvardaki takvim yaprakları hızla düşerken, ben hâlâ oyuncaklarımı topluyorum. Küçüklüğümden beri oyuncaklar benim en iyi sırdaşlarım oldu; onlar beni ne kadar mutlu ettiyse, ne kadar hayal kırıklığına uğrattıysa, ben de onlara aynı şekilde bağlandım. Bugün, o eski oyuncakları elime alırken aklıma geldi: “Acaba oyuncakları kim icat etti?” Babamın Atölyesi ve İlk Merak Babamın evimizin arka bahçesinde minicik bir atölyesi vardı. Bazen onun yanında oturur, tornavidayla vida sıkarken, ağaç parçalarını birbirine nasıl bağladığını izlerdim. Bir gün bana eski bir tahta bebek getirdi. Yüzündeki minik çizikler ve eksik kolları…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Kaç Çeşit Aşure Vardır? Bilimsel ve Günlük Bir Bakış Selam! Ben Eskişehir’de üniversitede çalışan bir araştırmacıyım, 27 yaşındayım ve hayatımın büyük bir kısmı laboratuvarlarda geçiyor ama mutfakta da meraklıyımdır. Bugün sana hem bilimsel hem de gündelik dille “Kaç çeşit aşure vardır?” sorusunu anlatacağım. Hadi gel, önce aşurenin temelinden başlayalım. Aşurenin Bilimsel Temeli Aşure, aslında çok eski zamanlardan gelen bir besin kültürü. İçerik olarak bakarsak, tahıllar, baklagiller, kuru meyveler ve tatlandırıcılarla yapılan bir karışım. Bu karışım, kimyasal açıdan baktığımızda oldukça zengin bir bileşim sunuyor: karbonhidratlar, proteinler, lif ve antioksidanlar bir arada. Yani hem lezzetli hem de besleyici. Bilim insanı gözüyle bakınca…
Yorum BırakSay Fazla Olursa Ne Olur? Kayseri’den Bir Günlüğün Hikâyesi Sabahın Sessizliği Bugün sabah kalktığımda içimde garip bir heyecan vardı. Penceremi açtım, Kayseri’nin o hafif serin sabah rüzgârı yüzüme çarptı. Çayımı alıp balkona oturdum ve kendi kendime sordum: Say fazla olursa ne olur? Bu soru öylesine basit ama bir o kadar da karmaşıktı ki, bütün günümü etkiledi. İçimde bir telaş vardı; sanki her şey fazla olursa, taşacak ve kontrol edemeyeceğim bir durum doğacak gibi. Gözlerimi kapattım ve düşündüm. Sabah yürüyüşü sırasında kafamda dönüp duran düşünceler vardı. İnsan ilişkilerinde, duygularda, hatta günlük işlerimde fazla olan şeyler ne kadar yük olurdu? Günlük tutmayı…
Yorum BırakO Gün Kayseri Sokaklarında Başlayan Hikâyem Kayseri’de yaşıyorum, 25 yaşındayım ve hayatımın çoğunu yazıya dökerek geçiriyorum. Sabah güneşinin şehre yansıyan altın ışıklarıyla uyanmak bazen büyülü geliyor; bazen de hayatın ağırlığını hissettiriyor. Bugün, o ağırlığı en derinden hissettiğim günlerden biriydi. Kahvemi alıp balkona çıktım. Rüzgar yüzümü okşarken, içimde garip bir sıkışıklık vardı. Geçen ay aldığım icra tebligatı, beni kelimenin tam anlamıyla sarsmıştı. O an fark ettim ki, bazen hayatın adaleti yokmuş gibi geliyor, ve insanın kendi hakkını savunması gerekiyor. İlk Şok: Tebligat Masamda Masama oturdum ve o zarfı açtım. İçinden çıkan belgeler, hayatımın kontrolünü kaybetmişim gibi hissettirdi. İcra hukuku… Kelime bile…
Yorum BırakIP’nin Açılımı Nedir? Günlük Hayatın İncelikleriyle Anlamak Geçen gün işten eve gelirken metroda yanımdaki kişi telefonuyla bir siteye bağlanmaya çalışıyordu ve “IP adresim neden çalışmıyor?” diye mırıldandı. Ben de kendi kendime düşündüm; acaba çoğu insan gerçekten IP’nin açılımını ve ne işe yaradığını biliyor mu? Yani işin teknik tarafı bir yana, günlük hayatımızda IP ile ne kadar haşır neşir olduğumuzu fark etmek bile ilginç. IP’nin Temel Anlamı IP’nin açılımı Internet Protocol. Basitçe söylemek gerekirse, internet üzerinde cihazların birbirini tanımasını sağlayan bir sistem. Bilgisayarınız, telefonunuz ya da tabletiniz internete bağlandığında, sanki kendine ait bir adres alıyor. Tıpkı İstanbul’daki evimizin posta adresi gibi.…
Yorum BırakO Tren, O Rüzgâr ve Hırvatlar Sabahın ilk ışıklarıyla uyanmıştım. Güneş, Kayseri’nin taş evlerinin arasından sızıyor, odama altın sarısı çizgiler bırakıyordu. Kahvemi alıp pencere kenarına oturdum. Dışarıya bakarken birden aklıma geçen yaz gördüğüm o küçük Avrupa kasabası geldi: Hırvatistan. Bir yandan içimde tuhaf bir heyecan, bir yandan da tarif edilemez bir hüzün vardı. O yaz, her şey spontane başlamıştı. Sırf meraktan, Hırvatlar hangi mezheptendir diye araştırırken bir şekilde kendimi Dubrovnik sokaklarında bulmuştum. Ama işte tam da orada, tarihi taş evlerin arasında yürürken, onların dini inançlarıyla ilgili öğrendiklerim, beklediğimden çok daha fazlasını hissettiriyordu bana. Hırvatların çoğunluğunun Katolik olduğunu öğrendim; ama bu…
Yorum BırakOmbudsman ve Zamanın Edebi Yansımaları Kelimeler, sadece düşünceleri iletmekle kalmaz; aynı zamanda zamanın ve iktidarın ritmini, toplumsal düzenin ince dokusunu da şekillendirir. Bir edebiyatçı gözüyle baktığımızda, Ombudsmanlık kurumu yalnızca idari bir görev değil, adaletin ve yurttaşın sesi olarak zamanla örülen bir anlatıdır. “Ombudsman kaç yıllığına seçilir?” sorusu, bir süreyi ölçmekten öte, edebiyatın zamansal yapılarıyla, karakterlerin sürekliliğiyle ve metinlerin dönüşüm gücüyle bağlantılı bir tartışmayı başlatır. Çünkü bir kurumun süresi, tıpkı bir romandaki kahramanın yolculuğu gibi, hem kurumsal semboller taşır hem de anlatının ritmini belirler. Zaman ve Süreklilik: Kurum ile Roman Karakteri Arasındaki Paralellik Edebiyat kuramında, karakterlerin zaman içindeki evrimi, anlatının bütünlüğünü…
Yorum BırakC Vitaminin Üstüne Ne Sürülmez? Bilimsel Yaklaşım İçimdeki mühendis böyle diyor: “C vitamini, yani askorbik asit, oldukça hassas bir molekül. Hafif asidik yapısı, ışığa ve hava ile temasa oldukça duyarlı.” Yani basitçe, bir cilt bakım ürünü ile karıştırıldığında etkinliğini yitirebilir veya tahriş yaratabilir. Peki hangi ürünlerle beraber kullanmak riskli? Retinol ve AHA/BHA Asitleri C vitaminini retinol veya alfa-hidroksi asitler (AHA) ile birlikte kullanmak tartışmalı. İçimdeki mühendis tarafı bu durumu şöyle özetliyor: “Askorbik asit ve retinol kimyasal olarak farklı pH değerlerinde en iyi performans gösterir. C vitamini düşük pH’da stabil kalırken retinol daha nötr bir ortam ister. Bir araya getirildiğinde birbirlerinin…
Yorum BırakBas ESP Nedir? – Küresel ve Yerel Perspektif Selam! Bugün size uzun uzun anlatmak istediğim bir konum var: Bas ESP. Belki daha önce duymuşsunuzdur, belki de hiç duymadınız. Ama benim gibi meraklı biriyseniz, “Buna da bakayım” diyeceğiniz bir konu. Özellikle Türkiye’de ve dünyada nasıl ele alındığını görmek oldukça ilginç. Gelin birlikte bakalım. Bas ESP’nin Temel Tanımı Öncelikle Bas ESP nedir sorusuyla başlamak gerekiyor. Bas ESP, kısaca çevremizdeki bilgileri ve uyarıları daha etkin bir şekilde algılamamıza yardımcı olan bir sistem olarak tanımlanabilir. Burada bahsettiğimiz “ESP”, yani “Extra Sensory Perception” ya da Türkçe ifadeyle “Ekstra Duyusal Algı”, klasik duyularımızın ötesinde bir farkındalık…
Yorum BırakKalsiyum Düşüklüğü ve İnsan Psikolojisi: Bir Merak Yolculuğu İnsan davranışlarının ardındaki bilinçli ve bilinçsiz süreçleri düşündüğümde, çoğu zaman bedenin rolünü göz ardı ettiğimizi fark ediyorum. Özellikle kalsiyum gibi temel bir mineralin eksikliği, sadece kemik sağlığımızı değil, zihinsel ve duygusal dünyamızı da etkileyebilir. Peki, kalsiyum düşüklüğü tehlikeli mi? Bu soruyu yanıtlamaya çalışırken, psikolojik perspektiflerden bakmak oldukça ilgi çekici. Çünkü biyolojik değişiklikler, bilişsel işleyişimizi, duygusal tepkilerimizi ve sosyal etkileşimlerimizi derinden şekillendirebilir. Bilişsel Psikoloji Perspektifi Bilişsel psikoloji, zihnimizin bilgi işleme biçimlerini ve karar alma süreçlerini inceler. Kalsiyum eksikliği, nörotransmitterlerin üretiminde rol oynadığı için doğrudan bilişsel işlevler üzerinde etkili olabilir. Özellikle dikkat, hafıza ve…
Yorum Bırak