Ayda kaç kez işe gitmezse işten çıkarılır? (Farklı bakış açılarıyla gerçek tablo)
26 yaşındayım, Konya’da yaşıyorum. Günün büyük kısmında ya bir mühendis gibi düşünüyorum ya da sosyal bilimlere merak salmış bir gözlemci gibi insan davranışlarını anlamaya çalışıyorum. Bu konuya da tek bir cevapla yaklaşmak zor: “Ayda kaç kez işe gitmezse işten çıkarılır?” sorusu dışarıdan basit görünüyor ama içine girince hem hukuk, hem işveren psikolojisi, hem de insanın kendi hayat koşulları devreye giriyor.
Kafamın içinde iki ses sürekli tartışıyor.
İçimdeki mühendis: “Veri var mı? Yasa ne diyor? Net eşik nedir?”
İçimdeki insan: “Ama herkes aynı şartlarda değil, bazen hayat aksar…”
Bu yazıda bu iki sesi konuşturacağım.
İş hukuku açısından “ayda kaç gün gelmezse çıkarılır?” sorusu
Türkiye’de bu konu en çok 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde değerlendirilir. Özellikle işverenin “haklı nedenle fesih” hakkı önemli bir eşiktir. Yani işveren, belirli şartlar oluştuğunda ihbar süresi bile beklemeden iş sözleşmesini sonlandırabilir.
Burada kritik madde devreye girer: devamsızlık.
Hukuki çerçevede devamsızlık sınırları
Genel kabul gören çerçeveye göre işçinin:
İzin almadan veya geçerli bir sebep göstermeden
İki iş günü üst üste işe gelmemesi
veya
Bir ay içinde iki defa tatil sonrası işe gelmemesi
veya
Bir ay içinde üç iş günü devamsızlık yapması
işveren açısından “haklı fesih” sebebi sayılabilir.
İşte burada içimdeki mühendis devreye giriyor:
“Bak bu net bir eşik. Sistem şöyle kurulmuş: süre + tekrar sayısı + belgelendirme eksikliği = fesih hakkı.”
Ama içimdeki insan hemen itiraz ediyor:
“Gerçek hayat bu kadar temiz mi? Bir insan bazen hasta olur, bazen ailesinde kriz olur…”
İşveren açısından bakış: “devamlılık = güven” dengesi
Bir işveren için mesele sadece “kaç gün gelmedi” değildir. Asıl mesele sürekliliktir. Çünkü iş dünyasında güven, görünmez bir para birimidir.
İşverenin zihnindeki hesap
Bir yönetici şunu düşünür:
Bu çalışan işe gelmiyorsa ekip aksar mı?
Diğer çalışanların yükü artar mı?
Müşteri süreci etkilenir mi?
İçimdeki mühendis burada soğuk bir analiz yapıyor:
“Verimlilik fonksiyonu düşüyor. Devamsızlık arttıkça çıktı azalır.”
Ama içimdeki insan daha farklı bakıyor:
“Belki de o çalışan tükenmiş. Belki de sorun işin kendisinde.”
İnsan tarafı: hastalık, stres ve hayatın gerçekleri
Şimdi biraz tabloyu yumuşatalım. Çünkü “ayda kaç kez işe gitmezse işten çıkarılır?” sorusu sadece sayılardan ibaret değil.
Bir çalışanı işe gitmemeye iten nedenler:
Sağlık sorunları
Psikolojik tükenmişlik
Ailevi sorumluluklar
Ulaşım problemleri
İş yerinde mobbing
Motivasyon kaybı
İçimdeki insan burada sesini yükseltiyor:
“Bir insanı sadece devamsızlık sayısına indirgemek, onu makine gibi görmek değil mi?”
İçimdeki mühendis cevap veriyor:
“Evet ama sistem yönetilebilir olmak zorunda. Ölçü olmazsa yönetim olmaz.”
İkisi de haklı gibi.
“Ayda kaç gün işe gitmezse işten çıkarılır?” sorusunun gri alanı
Asıl kritik nokta şu: bu iş sadece gün sayısı değildir. Çünkü her devamsızlık aynı kategoride değerlendirilmez.
Geçerli mazeret varsa
Sağlık raporu
Resmi izin
Doğum, ölüm gibi zorunlu durumlar
Bu durumda devamsızlık “yok sayılır” ya da yasal koruma altındadır.
İçimdeki mühendis not düşer:
“Veri setinden çıkarılmalı.”
İçimdeki insan ise der ki:
“İyi ki böyle bir koruma var.”
Geçersiz devamsızlık varsa
Asıl sorun burada başlar. Çünkü:
Haber vermeden gelmemek
Sürekli geç kalmak ve bunu alışkanlık haline getirmek
Uyarılara rağmen devam etmek
işverenin sabrını tüketir.
Ve genellikle işte o noktada “ayda kaç kez işe gitmezse işten çıkarılır?” sorusu pratikte cevap bulur:
çok fazla değil. bazen 2-3 ciddi ihlal bile yeterli olabilir.
Kurumsal şirketler vs küçük işletmeler
Bu konu şirket yapısına göre değişir.
Büyük şirketlerde yaklaşım
Kurumsal firmalarda süreç daha sistematiktir:
Uyarı sistemi
Performans değerlendirme
İnsan kaynakları prosedürleri
İçimdeki mühendis burada rahatlıyor:
“Standartizasyon var.”
Ama içimdeki insan sıkılıyor:
“İnsan bazen prosedürlerin arasında kayboluyor.”
Küçük işletmelerde yaklaşım
Küçük işletmelerde ise durum daha doğrudandır:
“Gelmediysen sorun var”
“İki gün gelmezsen yerine birini buluruz”
Burada daha az prosedür, daha çok pratik karar vardır.
Psikolojik boyut: işe gitmemek gerçekten bir “seçim” mi?
Şimdi daha derin bir yere inelim.
Bir insan neden işe gitmez?
Her zaman tembellik değildir.
İçimdeki insan burada yumuşak konuşur:
“Belki de o gün yataktan kalkmak bile ağır geliyordu.”
İçimdeki mühendis ise hemen karşılık verir:
“Ama sürdürülebilir değil. Sistem devam etmek zorunda.”
Bu çatışma aslında modern çalışma hayatının özeti gibi.
“Ayda kaç kez işe gitmezse işten çıkarılır?” sorusuna pratik cevap
Teoride:
2 gün üst üste devamsızlık
veya 1 ay içinde 3 gün izinsiz gelmeme
işten çıkarma için yeterli olabilir.
Pratikte ise:
Şirket politikası
Uyarı geçmişi
İşçinin performansı
Mazeretlerin niteliği
her şeyi değiştirir.
İçimdeki mühendis son noktayı koyar:
“Eşik net ama uygulama değişken.”
İçimdeki insan ekler:
“Ve o değişkenlik insanların hayatıdır.”
Çalışan açısından risk yönetimi
Bir çalışan için en önemli konu şudur:
Devamsızlık alışkanlık haline gelmemeli
Mazeretler belgelenmeli
İletişim kopmamalı
Çünkü işveren açısından en kritik sinyal şudur:
“haber vermeden kaybolmak.”
İçimdeki mühendis bunu şöyle kodlar:
“İletişim yoksa sistem hata verir.”
İçimdeki insan ise daha basit söyler:
“Kaybolma, haber ver.”
Sonuç yerine değil, zihinsel bir denge
Bu konuya tek bir sayı vermek kolay olurdu ama gerçek hayat kolay değil.
“Ayda kaç kez işe gitmezse işten çıkarılır?” sorusu aslında şunu soruyor:
Sistem mi önemli, insan mı?
Kural mı önemli, koşullar mı?
Verim mi önemli, yaşam mı?
İçimdeki mühendis “denge” diyor.
İçimdeki insan “anlayış” diyor.
Ve ikisi de aynı noktada buluşuyor:
İş hayatı ne tamamen katı bir formül ne de tamamen duygusal bir alan. İkisinin arasında sürekli gerilen bir çizgi.
“Ayda kaç kez işe gitmezse işten çıkarılır” hakkındaki meraklarınızı giderebildiysek ne mutlu bize. Blackrose ailesi olarak her zaman yanınızdayız!
İlginizi Çekebilecek İçerik: Astsubaylık TYT mi AYT mi ?